09/06/2026
Sabancı Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Profesyonel Yüksek Lisans Programı, kapsamlı bir müfredat yenilemesine giderek yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarını programın merkezine taşıdı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde disiplinler arası yetkinliklere sahip teknoloji profesyonellerine duyulan ihtiyaç artarken, yenilenen program yazılım geliştirme, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarını bütünleşik bir yaklaşımla ele alarak katılımcılarını geleceğin teknoloji liderleri olarak yetiştirmeyi hedefliyor.
Program Akademik Direktörü Sait Ölmez ve Akademisyen Emre Kaplan, GazeteSU’ya yenilenen IT Programı'nın öne çıkan özelliklerini anlattı.

Program Akademik Direktörü Sait Ölmez ile Röportaj
Bilişim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı hangi ihtiyaca cevap veriyor?
Program; yapay zekâ, siber güvenlik ve uygulama geliştirmenin iç içe geçtiği yeni teknoloji çağında ortaya çıkan “çok yönlü teknoloji profesyoneli” ihtiyacına cevap veriyor. Kurumların artık yalnızca dar uzmanlıklara değil; teknolojiyi stratejik bakış açısıyla yönetebilen, güvenlik farkındalığı yüksek ve yapay zekâ araçlarını etkin kullanabilen ve çözüm üretebilen BT çalışanlarına ihtiyacı bulunuyor.
Programı benzer yüksek lisans programlarından ayıran en önemli özellikler neler? Programın en önemli farkı; yapay zekâ, siber güvenlik ve bilişim teknolojileri altyapısını bütünleşik bir yapıda sunmasıdır. Programda, ürün veya platform odaklı değil, prensip ve mimari odaklı bir yaklaşım benimsenmektedir. Ayrıca uygulamalı (hands-on) ve proje bazlı eğitim modeli sayesinde katılımcılar öğrendiklerini doğrudan reel problemlere uyarlama ve deneyimleme fırsatı bulurlar.
Yapay zekâ ve siber güvenlik alanları programda nasıl konumlanıyor?
Yapay zekâ ve siber güvenlik programın merkezinde konumlanmaktadır. Yapay zekâ yalnızca teknik bir araç olarak değil, iş süreçlerini dönüştüren stratejik bir teknoloji olarak ele alınırken; siber güvenlik ise tüm sistemlerin ve dijital süreçlerin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Program, “AI-first” ve “security-first” düşünce yapısını birlikte kazandırmayı hedefler.
Bu program kimler için uygun? Hangi profildeki adaylar başvurmalı?
Program; bilişim teknolojileri alanında güncel konularda kendini geliştirmeyi öğrenmek ve deneyimlemek isteyen ve teknoloji yönetimine yönelmek isteyen adaylar için uygundur. Aynı zamanda kariyerini yapay zekâ ve dijital dönüşüm ekseninde yeniden şekillendirmek isteyen profesyoneller için de güçlü bir fırsat sunar.
Programın katılımcıların kariyerlerine nasıl katkılar sağlaması hedefleniyor?
Programın amacı yalnızca teknik bilgi kazandırmak değil; katılımcıların analitik düşünme, problem çözme, teknoloji yönetimi ve stratejik karar alma becerilerini geliştirmektir. Mezunların hem teknik ekiplerle hem iş birimleriyle etkin iletişim kurabilen, dönüşüm yaratabilen ve geleceğin teknoloji liderleri arasında yer alabilen profesyoneller olması hedeflenmektedir.
Sektörle bağlantı ve networking açısından öğrencilere ne gibi fırsatlar sunuluyor?
Program; katılımcılarına sektör deneyimine ve pedagojik nosyona sahip profesyonellerden oluşan eğitmen kadrosu ile etkileşim ve iş birliği olanağı, farklı sektörlerden farkı birikimlerle gelen sınıf arkadaşları ile bilgi alışverişi fırsatı, uygulamalı projeler ve güncel teknoloji problemleri üzerinden güçlü bir ekosistemi tanıma ve anlama olanağı sunar. Katılımcılar yalnızca akademik bilgi değil, bu bağlantılar sayesinde profesyonel networking ve kariyer fırsatları açısından da önemli kazanımlar elde eder.
Bilişim teknolojileri sizce önümüzdeki yıllarda nasıl bir dönüşüm geçirecek?
Önümüzdeki dönemde bilişim teknolojileri çok daha yapay zekâ destekli, otomasyon odaklı ve güvenlik merkezli bir yapıya dönüşecek. Yazılım geliştirmeden veri yönetimine, operasyonlardan karar destek sistemlerine kadar pek çok süreçte AI destekli sistemler standart hale gelecek. Bununla birlikte siber güvenlik, veri gizliliği ve güvenilir ypay zeka sistemleri kritik öneme sahip olacak.
Bu program, öğrencileri geleceğin hangi mesleklerine hazırlıyor?
Program; AI destekli yazılım geliştirme, veri mühendisliği, siber güvenlik uzmanlığı, dijital dönüşüm danışmanlığı, teknoloji yöneticiliği, çözüm mimarlığı, AI ürün yönetimi ve IT strateji liderliği gibi geleceğin kritik rollerine hazırlamaktadır. Özellikle “IT Generalist” yaklaşımı sayesinde mezunlar farklı disiplinleri bir araya getirebilen çok yönlü profiller olarak öne çıkacaktır.
Başvurmayı düşünen adaylara en önemli tavsiyeniz ne olur?
Teknolojiyi yalnızca bugünün araçlarıyla değil, geleceğin dönüşüm perspektifiyle değerlendirmeleri çok önemli. Merak eden, öğrenmeye açık, disiplinler arası düşünebilen ve değişime hızlı uyum sağlayabilen adaylar bu programdan en yüksek faydayı sağlayacaktır. Geleceğin teknoloji dünyasında fark yaratacak profesyoneller, yalnızca teknik bilgiye değil; geniş bakış açısına ve dönüşümü yönetme becerisine sahip olanlar olacaktır.
Akademisyen Emre Kaplan ile Röportaj
Bilişim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı hangi ihtiyaca cevap veriyor?
Çok yönlü çalışabilen, teknoloji çözümlerini yapay zeka ve siber güvenlik ekseninde düşünebilen ve organizasyonda bu alanda dönüşüme liderlik edecek kişileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu da hem kurumların yeni teknoloji pratiklerine uyum süreçlerini hızlandırmayı hem de öğrencileri kariyer dönüşümlerini destekliyoruz.
Programı benzer yüksek lisans programlarından ayıran en önemli özellikler neler?
Bugün öğrenmenin tüm alanlarında üretilmiş yığınla içerik internet üzerinde mevcut. Bizim programımız öğrencilere doğru soruları sormayı, teknolojiyi kullanarak maliyet etkin çözümler oluşturmayı kabiliyet olarak kazandırmak üzerine kurulu. Bu kabiliyetleri yapay zeka ve siber güvenlik konuları üzerinde öğrendikleri ile yazılımlar olarak sergileyecekler.
Yapay zeka ve siber güvenlik alanları programda nasıl konumlanıyor?
Bugün çevrimdışı olan veya yapay zekadan faydalanmayan uygulama ve çözümler epey azınlıkta. Çevrimiçi olduğunuz an itibariyle de sunduğunuz yazılım çözümü ve hizmetlerin siber güvenlik perspektifinden değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekmekte olup bunun döngüsel olarak sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir. Veri mahremiyetini de bunun bir parçası olarak görmeliyiz. Kullanıcılara siber güvenlik anlamında yeterli olduğunuzu göstermek, sunduğunuz hizmet kadar, kurumsal çözümlerde hizmetin performansından da öte olduğunu görüyoruz. Bu da siber güvenliği çalışılmış yapay zeka içeren yazılım çözümlerine olan ihtiyacı öne çıkarıyor. Programımız yeniden tasarlanırken, bu programın mezunlarının müşteri problemine bahsettiğimiz perspektiften bakarken bu alanda bildikleri ile geliştirme yapabilen, ve geliştirmeden sorumlu ekiplerin dilinden anlayarak çözümün parçası ya da mimarı olmasını hedefledik. Bu da yazılım kodlamayı bilmek kadar, dış dünya tehditlerinden haberdar olmayı, projelerde bunları deneyimlemeyi beraberinde getiriyor. Programın konu dağılımı da benzer ağırlıklarla olmak üzere yapay zeka ve uygulamaları, siber güvenlik ve uygulamaları, profesyonel yazılım geliştirme ve yazılım süreç yönetimlerini içermekte.
Bu program kimler için uygun? Hangi profildeki adaylar başvurmalı?
Kariyerini bilişim teknolojileri alanına taşımak isteyen profesyonelleri, bu alanda uzun yıllardır çalışan ancak yazılım alanı dışında öğrenim görmüş kimseler ile kariyerinin belki de başında olan yazılımcı kariyerine yeni adım atmış ancak daha sonrasını planlamak isteyen mühendisler için uygun. Programın genel yapısı karma bir sınıfta herkesin birbirlerinin deneyimlerinden faydalanabileceği, öğreticinin bunu desteklediği karşılıklı öğrenme ve deneyim değiş tokuşu içermekte.
Programın katılımcıların kariyerlerine nasıl katkılar sağlaması hedefleniyor?
Tek yönlü kariyer sahibi katılımcıların kariyerlerini bu alana taşırken uzun zamandır çağımızı etkileyen yeni iş pratikleri ve konularla donatıp onları bu alanda çalışan kişiler, ya da bu alanda çalışan kişilerle çalışırken anlayabilen, sorgulayabilen kişiler olarak hem pozisyonlarına hem de gelecekte gidecekleri teknoloji lideri pozisyonlarına hazırlıyoruz.
Sektörle bağlantı ve networking açısından öğrencilere ne gibi fırsatlar sunuluyor?
Katılımcıların farklı şirketlerden ve uzmanlıklardan olması büyük bir zenginlik. Ders projeleri ve sunumları ile artan ilişkiler ticari fikirlere ve yeni işlere kapı açabiliyor. Benzer şekilde hocaların akademi kadar saha tecrübelerinin olması ve endüstri ile iç içe olmalarının da katkısı olmakta. Sabancı Üniversitesi paydaşı olmak, birlikte geliştirmek çok önemli. Projelerimiz ve sunumlarımız bu prensibe yönelik olup kişilerin birbirlerini ve çalıştıkları sektörleri tanımak adına çok önemli bir fırsat.
Bilişim teknolojileri sizce önümüzdeki yıllarda nasıl bir dönüşüm geçirecek?
Bilişim teknolojilerinin en görünen alanı yazılım kodlama ve internetin hayatımızda daha fazla yer etmeye başlaması ile sürekli biçim değiştirmektedir. Masaüstü uygulama geliştirme, sonrasında web uygulama geliştirme, mobil uygulama geliştirme, giyilebilir ve sensörler, yapay zeka… gibi birçok dönüşümü gördük. Güvenli kod yazma, uygulama güvenliği ve tabii ki iletişim güvenliği gibi ihtiyaçlarımızda beraberinde arttı.
Gelecekte de bunun devam edeceğini, konuların isimleri değişse de bunları değerlendirebilen, probleme uygun çözüm için en etkin yöntemi seçebilen, bunu da icra edebilen kimselere ihtiyaç devam edecek. Modern bilgisayarlar için etkileşime baktığımızda makine dili, sonrasında üst seviye diller, sonrasında objeye dayalı geliştirme ve son olarak bugünlerde “vibe coding”. Dönüşüm birtakım kolaylıkları getirmekte, bu da birim zamanda yapılan işi ve kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. BT programımız bu dönüşümün parçası olurken elindeki kabiliyetleri kullanabilen, içinde bulunduğu ortamda buna öncülük edebilen ve çok yönlü yaklaşımı ile çözümün parçası ya da mimarı olan kimseleri yetiştirmeyi hedefler.
Bu program, öğrencileri geleceğin hangi mesleklerine hazırlıyor?
Öncelikle konular ve kabiliyetleri ayırmak lazım. Yazılım geliştirme bir kabiliyet, makine öğrenmesi ise bir konu. Konular çok hızlı gelişebiliyor. Örneğin düne kadar temel makine öğrenmesi algoritmaları ve pekiştirmeli öğrenme odakta iken bugün büyük dil modelleri diyoruz. Veri tabanları darken büyük veri demeye başladık. Hızlı internet darken 5G ve ötesi diyoruz. Mühendislik disiplini temelleri üzerine kurulu olan programımız dönüşümdeki konuları göstermenin ötesine geçiyor bunları işliyor, katılımcıya deneyimleme fırsatı sunuyor ve bu göze bakan teknoloji geliştiricileri çıkarmayı hedefliyor. Bu da katılımcıların bugün güncel yapay zeka ve siber güvenlik konularını çalışırken aslında hayat boyu kullanabileceği kabiliyeti de onlara kazandırıyor. Böylelikle bir sektöre ya da mesleğe değil, problemi bilgi işleyerek yazılım ile çözülecek her alanın ihtiyacı profesyonelleri yetiştiriyoruz.
Başvurmayı düşünen adaylara en önemli tavsiyeniz ne olur?
Kodlama, mimari, yapay zeka, siber güvenlik, proje yönetimi… Birçok konuda dersleri alıp birden fazla alanı bir proje etrafında şekillendirme motivasyonunuz olması. Bu motivasyonu güncel yapay zeka ve siber güvenlik konuları üzerinden güncel tutması ve bulunduğu ortamda projelere bunları girdi yapması ve önermesi olur.




